Ayvalık’a denizi getirecekler!

Mesut Ergin, Sakarya mahallesinde seçmenleriyle buluştu

Sakarya mahallesinde miting düzenleyen DP adayı Mesut Ergin, rakibi Rahmi Gençer’in projelerini eleştirerek, “5 yıldır aklınız nerdeydi. Utanmasalar Ayvalık’a denizi getireceğim, diyecekler. Biz bu oyunu bozarız. Halkımız kararını verdi. Artık bir dönem kapanıyor”dedi.

Mesut Ergin buluşmaya katılanlara şu konuşmayı yaptı:

“Bugün buraya sizlerle dertleşmeye birazda kendimizi anlatmaya geldik. Bu günkü belediye yönetimi 5 yıl önce bu mahalleye geldiğinde pek çok sözler vermişti. 5 yıl önceki proje kitapları ve taahhütlerine bakıyorum da içinde yok yok. Durum nedir? yaptılar mı hepsini?

Şimdi siz bunlara sorsanız, “Ne oldu, hani bunları yapacaktınız?” deseniz, cevap hazır:“Bu işler Büyükşehir Belediyesinin yetkisinde” diyorlar anında. İyi de muhterem, insana sormazlar mı? Aday olmadan önce bakmadın mı hiç “büyükşehir yasasına” diye!  Ya da biliyorsan niye kandırdın milleti!

Şimdi gene çıkmış meydanlara, bu defa daha da kalın bir proje kitabı hazırlatmış.

Sıkılmasa Ayvalık’a deniz getireceğim diyecek. Şaka bir yana Ayvalık denizini kaybediyor, denizini! Bir söz tutturmuşlar “Sevgiyi hissedin, Ayvalık’tasınız”

Hadi canım sizde!

Maalesef Ayvalık’a gelen konukların söylediği ne biliyor musunuz? “Ayvalık’a ilk geldiğimizde denizden gelen kötü kokuyu hissediyoruz” sırf bu ayıp size yeter.

Ama ben, Küçükköy ovasını fosseptik ayıbından kurtaran, arıtma ve derin deşarjı faaliyete sokarak, denizi pırıl pırıl yapıp, 50 yıl sonra Sarımsaklı Plajlarına Mavi Bayrağı çeken belediye başkanı olarak, buradan herkese söz veriyorum. Ayvalık’ın her yerinde denizi gene mis gibi kokacak, masmavi olacak.

SÖZ, MESUT ERGİN SÖZÜ

Ben Karayolları işçisi Cafer Ergin’ in oğluyum. Benim arkamda ne ağam ne paşam ne de başkası olmadı. Ben hiçbir zaman sırtımı halkım dışında kimseye dayamadım! Ne yaptıysam halkımla birlikte emek emek üreterek kendim yaptım.  Benim memleketimin derdi olacak, ben bu derde çözüm için proje üreteceğim, birileri bunu yaptırmayacak öyle mi?

Yok öyle dünya.”