YALANCININ MUMU

Güneş balçıkla sıvanmıyor. Her yalan, eninde sonunda gerçeğe yeniliyor. Yalanları bir Hollywood senaryosu ustalığıyla işleyip sunan ABD’nin ürettikleri bile, zaman içerisinde gerçeğe yenik düşüyor.

Yalanlar gerçeğe yeniliyor, ancak geçen süre içerisinde, yalancıya hizmet ettikten sonra… Sadece yakın tarihten bir sayfa: Irak’ta kimyasal silah olduğu iddiasının yalan olduğu, kısa sürede ortaya çıktı; ancak ülkenin yerle bir edilmesinin ve bitimsiz bir kaosa teslim edilmesinin önüne geçilemedi ne yazık ki. Yalanı üreten ABD, alacağını aldıktan sonra tabi…

 

* * * * *

 

Türkiye, AKP iktidarı döneminde, neredeyse bir yalan makinesine dönüştü. Uydurma çeteler, darbeciler, sonradan yerleştirilen deliller, gerçekle hiç ilgisi olmayan suikast iddiaları, camide içki içen eylemciler, polis tarafından öldürülen çocukların “elinde silah vardı” yalanları… İçlerinde bir tanesi var ki, en geniş hayal gücünün bile sınırlarını aşıyor.

Gezi Parkı olayları sırasındaydı… Dönemin başbakanı Erdoğan, ekranlara çıkıp “başörtülü bacıma neler yaptılar biliyor musunuz” diye haykırmıştı. Neler yapmışlardı? Yaklaşık 100 tane deri kıyafetli, üstü çıplak, başlarında bandana olan adam, başörtülü kadına ve 10 aylık bebeğine saldırmışlardı. Küfretmişler, üzerine işemişler, bebeği atmışlar ve kurtarmaya gelen yaşlı adamla kızını da öldüresiye dövmüşlerdi. Yandaş medya, bu ‘iğrenç saldırı’yı gündemde tutmak için elinden geleni yaptı. Başbakan durup durup anlattı, ‘başörtülü bacısı’na neler yapıldığını.

Sonra… Çok basit; kamera görüntüleri izlendi. Binlerce kameranın altında yaşıyoruz kentlerdeki hayatımızı; birine yakalanmasan, birine yakalanıyorsun. Kamera görüntüleri ortaya çıktı; ne deri kıyafetliler vardı, ne de bir saldırı… “Görüntüler silinmiş” dediler; bunun üzerine Emniyet, daha geniş çaplı bir araştırmaya girdi. Karaköy-Taksim-Ortaköy arasındaki 232 kameranın 2560 saatlik görüntüleri, kare kare izlendi. Bir tane bile üstü çıplak adam bulunamadı. Esnafa soruldu, onlar da görmemişti. Sosyal medya tarandı; orada da bir tek kare bile yoktu.

Tesadüftür, saldırıya uğradığını söyleyen kadın, Bahçelievler Belediye Başkanı AKP’li Osman Develioğlu’nun gelinidir. Osman Develioğlu, saldırıya dair hiçbir kanıt bulunamayınca, basına açıklama yaptı: “Kamera görüntüleri silinmiş, üstelik montaj yapılarak böyle bir olay yokmuş gibi gösterilmiştir.” 232 kameranın da görüntüsü silinmiş! Üstelik, Karaköy gibi kalabalık bir yerde, bir tek tanık da yok. Olsun, seçimler yakın, yalana devam, belki inanan olur…

 

* * * * *

 

Yalan deyince… Önceki gün, bir tanesi daha ortaya çıktı. Yaklaşık 5 yıl önce, dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a, bir albay ile bir yüzbaşının suikast düzenlemeye çalıştığı iddia edilmiş; onun üzerine de, devletin sırlarının yer aldığı ‘Kozmik Oda’ya girilmişti. Soruşturma yeni tamamlandı, kanıt bulunamadı, dosya kapatıldı. Bir yalan daha çürütüldü.

Türkiye, yalanlarla yönetilir duruma geldi. AKP iktidarı ve yandaş medya, elbirliği içinde yalan üzerine yalan üretiyorlar. Gerçek, zaman içerisinde tabi ki ortaya çıkıyor. Ancak, ülkeye geri dönülemez zararlar verdikten sonra ne yazık ki…

 

 

 

Bir cevap yazın