Şaşırtıcı mı? Değil Niye Olsun…

Zaten bu günleri görmüş gibi İsmet Paşa yıllar önceden diyeceğini demiş: “Siyaset, iktidarda değil, itibarda kalma sanatıdır.” Bu söz unutulup gidecek mi? Gitmesin…

29 Ekim, 30 Ekim, 10 Kasım, 24 Kasım nedeniyle günler toplantıdan toplantıya koşarken dopdolu geçti. Konservatuar’da, Kültür Üniversitesi’nde, Bursa’da konuşmalar yaparken bir kez daha gördüm ki şaşırtıcı da olsa, şimdi bir hayal gibi de görünse düş gibi bir geçmişten, “Yurtta barış, dünyada barış” diyen yüce bir liderden sonra geleceğin sayfalarına kaygılı notlar düşmeye başlamışız.

Destansı ses tonuyla attığı yanık nutuklara kendisinden başka kimsenin inanmadığı stratejik derinlikli bir başbakanla, “yağmasan da gürle” sözüne her daim sadık kalan saraylıyla, her emre hazır ve nazır bir vekiller ordusuyla işlerin ancak bu kadar yürümesine alışmışız artık.

Bu arada çevrenin yok edilmesine, koy, kıyı, ada, deniz, koru, orman, yeşil alan, mera, otlak ne varsa parsel parsel satılmasına, ineğin Hollanda’dan, samanın Kanada’dan getirtilmesine alıştığımız gibi.

İşin ilginç yanı artık hiçbir şeye şaşırmadan bakıyor olmamız!

Örneğin TBMM şenlik havasında, festival görüntüsünde, panayır coşkusuyla açıldı ya! Hiç şaşırmadık. Sol yumruğunu havaya kaldırandan bayrağımızı boynuna bağlayana, yemin metnine besmeleyle başlayandan metnin dışına çıkana çok renkli geçen yemin törenine hiç şaşırmadan baktık. Reçelden balığa, patlıcandan fındığa, çikolatadan hamur işine yöresel ürünlerini sergileyen vekillerin bölgelerine turistik katkılarını alkışladık!

Şimdi bu renk cümbüşünden bir an ayrılıp basın özgürlüğünde 180 ülke içinde 149. sırayla Etiyopya’nın bile gerisinde olduğumuzu hatırlatmanın, ya da sınırlarımızın yolgeçen hanına dönmesini veya komşudaki yangına körükle gitmemizi gündeme taşımanın sırası mıdır? Adam sende deyip geçmek varken…

İnanır mısınız yeni hükümeti hiç merak etmedim. Gelinen noktada, alınan kararlarda kimin parmak izlerinin, kimin bilinen kişisel yöntemlerinin olduğu belli iken niye merak edeyim ki? Yakınlık ve sadakat bu atamaların şifresi ve belirleyicisi olduktan sonra nesini merak edelim? Bende herkes gibi aşağı yukarı kimlerden oluşacağını biliyor, ya da tahmin ediyordum. Ortaya çıkan hükümetin biraz milli koalisyon, biraz milli ve manevi değerlerin buluşması, biraz da hısım akraba kabinesi olacağını bildiğim gibi.

İktidarın başındaki irade bu kez damadı da uygun görmüş 64. hükümetin bakanlık koltuğuna. Artık Enerji Bakanlığı bir sıçrama tahtası mı olur, 37 yaşındaki bakan için bir stajyerlik makamı mı olur? O sarayın bileceği iş. Benim bildiğim çok renkli görüntülere sahne olan TBMM’de ilk fırsatta son yılların modası olan damat halayı çekilsin. Halay başına yeni bakan geçsin, eskileri yanına alıp enerjilerini boşaltma ve yeteneklerini sergileme olanağı versin. Hem uzun süredir unuttuğumuz bir halk oyunları gösterisi izler, hem de kim ne kadar başarılı görmüş oluruz.

Zaten bu günleri görmüş gibi İsmet Paşa yıllar önceden diyeceğini demiş: “Siyaset, iktidarda değil, itibarda kalma sanatıdır.” Bu söz unutulup gidecek mi? Gitmesin…

 

Bir cevap yazın