Şaşıracak hiçbir şey kalmadı!

Artık ülkemizde sıra dışı olsa da hiçbir şeye şaşılmadığı için daha rahat olmamız gerekmez mi? Bence gerekir!

Örneğin satrancın lanetlenmesi ve günah sayılması!

Ne giyip giymeyeceğimiz, nasıl giyineceğimiz, etek boyumuz, yaka açıklığımız, otobüse nasıl ve kaçta binip, nerede oturacağımız!

Ne yiyip içeceğimiz, ne yemeyip içmeyeceğimiz, helal ve haram olan yiyecek ve içecek listelerinden ne kadar haberdar olduğumuz!

Neyi konuşup neyi konuşmayacağımız, neyi yazıp neyi yazmayacağımız, neyin eleştiri, neyin suç olduğunu ayırmamız!

Dinlediğimiz müzik, okuduğumuz kitap, izlediğimiz konser ve sergi, uğradığımız eğlence yerinin yeni Türkiye’nin normlarına uygun olup olmadığını listelememiz!

Peki, tüm bu yazılanlar ve yazılamayanlar yaşam tarzına müdahale değil midir? Ya da zihinsel ambargolar koymak insan haklarına aykırı değil midir? Bilmiyorum.

Büyükler bilir nasılsa deyip geçiyorum!

Ama bildiğim bir şey var, bu yazımı kısa tuttum. Siz uzatırsınız diye…

Nasılsa ne sorular, ne de sorunlar değişmiyor, değiştirerek sormayı deneseniz de değişmiyor. İyisi mi bitecek gibi olmayan ve bitecek gibi durmayan her konuya şöyle bir dokunmak, yanıt alınmadığı için de şöyle bir dalıp ortadan kaybolmak!

Niyet apaçık, amaç belli, karar veren çok, hesap veren yokken başka ne yapılır ki?