Doğa faşizmine hayır!

Yaşam savunucuları  Ayvalık’ta buluştu

Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun Çevre Komisyonu toplantısında,”Emperyalizmin ve vahşi kapitalizmin dayattığı yağlı talan düzeni insan ve doğaya en acımasız faşizmi uyguluyor”denilerek,  çevre katliamına karşı kararlı mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.

Türkiye Kent Konseyleri Platformu  Ege ve Güney Marmara Çevre Komisyonu toplantısının ilki Ayvalık’ta yapıldı.

 ORTAK CEPHE

Aralarında Aydın, Çanakkale, Nilüfer, Karşıyaka, Urla ve Edremit gibi çok sayıda Kent Konseyi temsilcisinin bulunduğu toplantının açılış konuşmasını yapan Ayvalık Kent konseyi Başkanı Filiz Karayelli, “Bugün Türkiye’de çevre ile ilgili çözüm bekleyen insan odaklı pek çok sorun olması yanında yaşam kaynağımız olan yeşil alanlarımıza, kara, deniz ve su kaynaklarımızı içeren doğal sitlerimize ve tabiat varlıklarımıza açık bir saldırı vardır. 19.624 hektarlık alanıyla Türkiye’nin en büyük tabiat parkı olan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nın geçtiğimiz aylarda yapılan yeni düzenleme ve sözde bilimsel, dayanakları belli olmayan bir araştırma raporu ile yapılaşmaya ve her türlü rant odaklarına açılır bir duruma getirilmesi de buna en güzel örnektir.Sermaye ve çıkar grupları tarafından tetiklenen ve hükümet yetkililerince getirilmeye çalışılan yasalar ile önü açılan saldırılar karşısında bizlerin ortak cephe oluşturup, her türlü kanuni haklarımızı kullanarak, sivil inisiyatiflerin gücünü göstermemiz tek çözümdür. Cennet vatanımızın her ağacını, fauna ve florasını, denizlerimizi, kıyılarımızı, akarsularımızı,sulak alanlarımızı ve dağlarımızı, tepelerimizi savunmak, daha temiz bir hava solumak ve daha temiz bir çevrede yaşamak için ülke genelinde her bölgede ve her sivil toplum örgütünde çevre komisyonları ve çevre platformları kurulması bir zorunluluk haline gelmiştir. Görüyoruz ki bugün bu amaçlarla  pek çok çevre ve tabiat platformu üst üste kuruluyor ve çalışmalarına devam ediyor”dedi.

AYVALIK’IN SESİ GÜR ÇIKIYOR

Belediye Başkanı Rahmi Gençer ise, Akdeniz ve Ege’nin çevre ile sorun yaşayan bölgelerin başında geldiğini belirterek, “Kent Konseyi ve çevre örgütlerimiz bu konuda çok duyarlı davranıyorlar. Güzel coğrafyamızda doğayı betona ve ranta çevirme isteği hiç bitmeyecek. Geçmişte bu konuda çok hatalar yapıldı. Elimizde kalanları korumak zorundayız. Ayvalık’ta da madenler, balık çiftlikleri, zeytinlik alanları ve Tabiat Parkı’na saldırı var. Bölge baskı altında. Ancak , Ayvalık’ın sesi bu girişimlere karşı çok gür çıkıyor”diye konuştu.

Buca’dan gelen konsey temsilcisi,Belediye Başkanı Levent Piriştina’nın armağanı olan Nutuk’u  Başkan Gençer’e sundu.

BÖLGE İÇİN BÜYÜK BELA

Toplantıda konuşan Edremit Kent Konseyi Genel Sekreteri Metin Tuncel de, başkanlığını Cahit İnceoğlu’nun yürüttüğü ve 24 belediyenin bir araya gelerek Bakanlar Kurulu kararı ile kurulan Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği ile aynı amaç doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi. Tuncel, “Birliğimiz, Kazdağı ve Madradağı’na kurulmak istenen termik santrallerle mücadele için kuruldu. Büyükşehir Yasası, bizleri küçültmek için mücadele alanlarımızı ele aldı. Yerel anlamda belediyeler yok edildi.Bölge için en büyük bela, 1/100 binlik planlardır. Çevre mücadelesi konusunda halkı yanımıza almakta zorlanıyoruz. Çünkü, maden şirketleri yerel halk, maden tesislerinde çalıştırılıyor.

 KURTLAR PUSLU HAVAYI SEVER

“Doğaya da, insana da faşizme hayır” diyen Güney Marmara Çevre Derneği Onursal Başkanı Mehmet Akif Öznal ise, şunları söyledi:
“Emperyalizm ve vahşi kapitalizmin dayattığı yağlı talan düzeni insana ve doğaya en acımasız faşizmi uyguluyor. Bizi yerin altındaki arkeolojik kültürel değerler, onları yalnızca maden ilgilendiriyor. Bu sayede ekonomi ve ekoloji düşman kardeşler ilan edildi. Bütün hikaye, koruma, kullanma dengesinde. Uygar toplum olmak değerlerine sahip çıkmaktır. 2004’ten beri emperyalizmin ne istediyse veren bir mekanizmayla karşı karşıyayız. 5177 sayılı yasayla 400 bin maden ruhsatı verildi. Her üç metrekareye bir ruhsat düşüyor. Acımasız talana karşı çevre mücadelemize devam edeceğiz. Kurtlar puslu havayı sever.”

Ayvalık Çevre Derneği Eski Başkanı Halil Coşkun da, Gezi Dostları ile çevre mücadelesine katılanları selamlayarak başladığı konuşmasına,Ayvalık’ın doğal ve kültürel değerleri ile ilgili bir sunu yaptı.

Komisyon tarafından hazırlanan toplantının sonuç bildirgesinde ise,  “Yaşam hakkı savunmamızı barışçıl ve hukuki yollardan sonuna kadar yürütmekte kararlıyız. Son noktada yaşam hakkımızı savunmak için direnme hakkımızı da kullanacağımızı bildiririz ” denildi.