Ayvalık’ta rant projeleri istemiyoruz

Çevrecilerden 5 Haziran mesajı:

Ayvalık Tabiat Platformu, 5 Aralık Dünya Çevre Günü, Körfez Çevre Platformları ile birlikte eşzamanlı basın açıklaması yaptı. Ayvalıklı çevreciler, Altınova denizinde maden aramasından, Ayvalık arıtma tesisinin işlevsizliği, kanalizasyon sorunu, Karakoç Baraj Projesi ve Kozak’taki taş ocaklarına dikkat çekerek, “Rant projeleri değil çözüm projeleri istiyoruz. Su ve kanalizasyon sorunu çözülmüş bir Ayvalık istiyoruz. Lağımını denize dökmeyen bir Ayvalık istiyoruz. Kışın sokakları göle dönmeyen bir Ayvalık istiyoruz” dediler.

Ayvalık Tabiat Platformu üyeleri tarafından düzenlenen etkinlik, Gezi Parkı’ndaki buluşmayla başladı. Katılımcılar buradan tek sıra halinde Yunus Emre Parkı’na yürüdüler. Platform adına basın açıklamasını Nebahat Gülhan okudu.

Ülkemizdeki çevre sorunlarının geri dönülemez boyutlara geldiğini anımsatan Gülhan, “Çevre konusundaki özensizlik ve doğanın tahribi, ülkemizde ne yazık ki yıllardır sürmekte. Ancak son 16 yılda enerji, tarım, madencilik ve sanayi politikalarının tümüyle doğanın yağmalanması üzerine temellendirilmesi nedeniyle, çevre sorunlarının artık geri dönülmesi zor boyutlara geldiğini de rahatlıkla söyleyebiliriz. Tüm dünyanın kurtulmaya çalıştığı nükleer santraller; ithalata dayalı ekonomik değeri olmayan, havamızı kirleten kömürlü termik santraller; ülkede özgür akan tek bir dere bile bırakmamacasına yapımı dayatılan HES’ler; Mega proje adı altında, yaptırılan köprüler, otoyollar ve kanal projeleri için doğa hiçe sayılarak ölümüne bir ısrar gösteriliyor. Her türlü maden ve taşocağı yatırımında ise hiç bir vicdanlı ölçü bulunmuyor. Siyanür kullanarak maden ayrıştırma yöntemine artık hiçbir ülke izin vermezken, bizde “ÇED gerekli değil” kararları birbirini izliyor”dedi.

Açıklama şöyle sürdü:

“Kazdağı, Madra Dağı ve Edremit Körfezi’nden oluşan ve dünya harikası bir ekosistem olan yaşam alanımız, yukarda sıralanan bütün bu çevre sorunlarından nasibini düşeni alıyor ne yazık ki. Bilindiği üzere artık Çanakkale deyince akla termik santraller, Balıkesir deyince vahşi madencilik, Edremit Körfezi ve Ayvalık deyince de kirlilik geliyor. Toprağımızı, yeraltı ve yerüstü sularımızı, havamızı ve denizimizi tehdit eden kirletici odaklar, artık çok da uzağımızda değil, Körfez’de/ Ayvalık’ta, kıyıda ve denizimizde bulunuyor. Yani yanı başımızda.

Edremit Körfezi, denizimiz elden gitmek üzere. Bölgemizdeki mevcut arıtma tesisleri biyolojik arıtma yetenekleriyle sınırlı, hiçbirinde kimyasal arıtma kabiliyeti bulunmuyor. Tesislerin “ileri arıtma” düzeyine getirilmeden yapılan Derin Deşarjlar yüzünden yıllardır İstanbul’da Marmara Denizi can çekişiyor. Aynı akıbeti, hassas deniz statüsündeki Edremit Körfez’de kesinlikle istemiyoruz.

Ayvalık Arıtma Tesisi ise 2016 yılı Kasım ayından beri kapalı tutulup çalıştırılmıyor. Çevre mevzuatında yeri olmamasına rağmen BASKİ’ye gönderdiğimiz dilekçelere, derin deşarjın yeterli olacağı şeklinde cevaplar alıyoruz. Kesinlikle doğru değil, arıtma tesislerinin çalıştırılmaması suçtur.  Bu “arıtmaksızın boşaltma” durumunun devam etmesi hem deniz içi canlı yaşam, hem de insan sağlığı açısından önemli tehlikeler yaratmaktadır. Ayrıca bu durum ilçe turizmine ve UNESCO Dünya Mirası Aday Listesinde olan kentimize vurulan bir darbedir. Halktan aldığı su faturaları içinde Atıksu paralarını her ay düzenli toplayan BASKİ, görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir. Denizimiz elden gitmeden bir an önce arıtma tesisini “ileri arıtma” tekniğine çevirerek çalıştırmalıdır.

Bu gün burada lağımın denize sürekli taştığı, kokudan yürüyemediğimiz yerdeyiz. Birçok kez imza toplayıp BASKİ’ye verdik. Üstüne basarak bir kez daha yineliyoruz. Ayvalık’ta  kanalizasyon alt yapısı iflas etmiştir. Rant projeleri değil çözüm projeleri istiyoruz. Su ve kanalizasyon sorunu çözülmüş bir Ayvalık istiyoruz. Lağımını denize dökmeyen bir Ayvalık istiyoruz. Kışın sokakları göle dönmeyen bir Ayvalık istiyoruz. Rögarların düzenli aralıklarla temizlenmesini; Sokaklarımızın ve denizimiz lağımdan kurtarılmasını istiyoruz. Kokusuz sahil istiyoruz. Vaatlerle zaman kaybedilmesine tahammülüz yok. Bir an önce Ayvalık Kanalizasyon Sistemi Yenilenmelidir.

Bizler  “DOĞAMA DOKUNMA” “DENİZİME DOKUNMA” diye haykırdıkça daha çok proje üretip daha büyük bir iştahla saldırıyorlar üzerimize. Şimdi dağlar, dereler bitti sıra denizlere geldi. Altınova sahilinde denizden demir madeni çıkarmak istemesine karşı yaptığımız itirazlar sonucu ORHAN KANDEMİR DENSAN MADENCİLİK firmasına   Valilik’ten onay verilmedi. Ancak kapıdan kovduğumuz şirket, bacadan girmek istiyor. Çevre ve Şehircilik Balıkesir İl Müdürlüğünde böyle bir izin mevcut olmamasına rağmen “Ön Arama İzni”  aldığına dair asılsız bilgi yayarak kamuoyunda algı yaratmaya çalışıyor. Denizimizde geri dönüşü olmayan, yıkımlar yaratacak bu projeyi istemiyoruz. Sahilimizi, denizimizi, madencilerin talanına teslim etmeyeceğiz.”